Rüya Tabirleri Ansiklopedisi

A'dan Z'ye Rüya Tabirleri


Rüyada Cami görmek

Genel Bilinen:

  • Büyük cami melike,
  • küçükleri ise oranın yöneticisine; şeref ve itibara,
  • Cami ve mescid sultan ve onun adamlarına, hakim ve kadılara, alim ve fıkıhçılara, kadri yüce ve muhterem bir kadına; çarşı ve ticarete,
  • Camiye girmek dini emirleri yerine getirmeye, müslüman kimliğini muhafaza etmeye,
  • Cami yaptırmak bilgin ve önder olmaya, hacca gitmeye, dindar bir kadınla evlenmeye, uyanıkken cami yaptırmaya yahut başka bir hayır işlemeye;
  • Camiye ilave yaptırdığını görmek ziyade hayırlara,
  • Camiden içeri girip seddeye kapanmak tövbe hidayete,
  • Camiyi açık bulmak hayır ve bereket kapılarının açılmasına, kapalı bulmak ve içeri girememek işlerin güçleşmesine, arzu ettiği şeyin biraz gecikmesine,
  • Bir vasata ile camiye gitmek akrabasından ilişkiyi kesmeye,
  • Camide öldüğünü görmek nasuh bir tövbe ile dünyadan ayrılmaya,
  • Caminin kapıları, üst düzey yöneticilerin en yakın adamlarına,
  • Camide namaz kılmak ve bunu tamamlamak arzu ve isteğinin tamam olmasına,
  • İmama uyup namaz kıldığını görmek rahmet üzere olmaya ve bazı işlerine başkasına havale etmeye;
  • Camine bir noksanlık yahut çirkin bir fiil görmek, o mescidin bulunduğu yerin insanlarının vaziyetlerine; görülen iyilikler ise, gene onların iyiliklerine delate eder. ( Ayrıca Bakınız; Namaz, Mihrab, Minber, Minare.)


    Nablusi: Rüyada camiye girmek, din işlerini yapmaya, caminin İslam sembolü olmasından dolayı Melik'e, helal ile haram arasını ayıran hakime, insanın ticaret maksadıyla kıymet işine çıktığı pazara delalet eder. Şehir camii, ana, baba, hoca ve öğretmen gibi kendisine itaat lazım olan herkese delalet eder. Mazlum olarak camiye girmek, adalete, Kur'an'a askeri çok olduğu için denize, temizlik yeri olan hamama, huşu yeri olan kabre, yıkanmaya, güzel kokuya,'susmaya ve kıbleye yönelmeye delalet eder.
    Şehir camii, düşmandan korunup korkudan emin olmak için yapılan kaleye delalet eder. Caminin tavanı melikin yakınları ve haline muttali olan kimselerdir. Caminin direkleri, devlet büyükleri ve amirleridir. Caminin lambaları, icap ettiği zaman verdiği malıdır. Caminin sergileri, devletin adaletine ve kendisine itaat eden alimlerine delalet eder. Caminin kapıları melikin kapıcısı ve perdarıdır. Minaresi ise melikin vekili veya habercisidir.
    Cami, hakime delalet ederse, direkleri hakimin idaresinde bulunan evkafıdır. Lamba ve mumları, asrının fakihleridir. Sergileri, hakimin hükümlerini icra etmesi, yahut ilimlerden çıkardığı meselelerdir. Caminin tavanı ise hüküm vermede müracaat ettiği kitaplarıdır. Minaresi, hakimin, halk üzerine faziletini göstermek için insanları toplamaya kalkışmasıdır. Minberi kölesi, mihrabı da hanımı ve ona layık olan şeyidir.

    bazen da caminin mihrabı helal rızka ve saliha zevceye, minaresi, vezir ve imama, bazen da minare, müzesine, Kur'an-ı Kerim okuyana, minberi de hatibine, kapısı kapıcısına, idarecisi de lambalarına delalet eder..
    Cami veya camiye mahsus olan bir şeyde meydana gelen fazlalık ve noksanlığın tabiri, caminin delalet ettiği şeye aittir. Fakat müslüman meliklerin yolculukta yanlarında götürdükleri, bayram namazları ve diğer namazlar için yaptıkları cami, dindarlığa, müslümanların sözlerinin yüceliğine ve düşmanları üzerine galip gelmeye delalet eder.
    Caminin yanması ve onu rüzgarın uçurması rüya sahibinin kaybolmasına, mülkünün değişmesine delalet eder. Caminin etrafında olan şadırvan, subaylar ve askerler için kışlalar gibidir. Şehir camii, oranın halkına delalet eder.
    Caminin kubbesi ve yüksek yerleri, şehrin reislerine, aşağı tarafları ise şehrin avam halkına, direkleri, zikir yapanlara, ilim tahsil edenlere ve ibadet ve taata devam edenlere delalet eder. Caminin mihrabı, imamına, minberi sultan yahut hatibine, kendileri şehrin alimleri, hayır sahipleri ve cihad edenlerine delalet eder.
    Caminin sergileri, şehrin hayır sahiplerine ve namaz kılmak için camide toplananlara delalet eder. Caminin müezzini, şehrin hakimi, sözü dinlenip kabul edilen amirlerine itaat edilen, halkı hidayete davet eden ve duasına inanılır alimlerine delalet eder.
    Caminin kapıları, şehrin işçileri, bekçileri, polisleri ve emniyet mensuplarıdır. Bu, zikrolunan şeylere iyilik ve kötülükten kavuşan şeyin tabiri umumen yahut hususen onun delalet ettiğine aittir.


    Seyyid Süleyman: Rüyasında cami, mescid veya medrese inşa ve imar eylediğini gören, kendisine uyulan bir alim olur.
    Cabir'ül Mağribi demiştir ki: Bir mescid yaptıran, dindar bir kadınla evlenir. Etrafında cami, medrese vb. ile beraber muhtelif çiçekler ve yeşillikler gören, iftiraya uğrar. Fakat, suçsuzluğu anlaşılır. Bu binalardan birine giren, güven içinde olur. Takvası artar.
    İbn-i Şirin diyor ki: Cami, mescid, medrese yaptırdığını gören, bunlardan birini imar ettirir. Ya iyi bir amel işler, ya hüküm sahibi olacağı yüksek bir makama gelir, güzel bir kadınla evlenir, parasını din yolunda harcayıp hacca gider veya halka faydalı olacak bir bina yaptırır. Bunlara bir şey ilave ettiğini gören, büyük hayra nail olur. Yahutta salih amellerde bulunur. Tevbe eder. Kendisini yeni bir cami, medrese vb.'inde görenin, ahireti ma'mur olur. Hacca gider.
    Cami veya mescidin kapısından girerek hemen secdeye kapandığını gören, Cenab-ı Hakk'ın affına mazhar olur. Bunların kapılarını kapalı görenin, işleri güçleşir. Kapının açıldığını ve içeriye girdiğini gören, bir kimseye dininde yardım eder. Onu dalaletten kurtarır. Halkın takdirini kazanır. Bir hayvana binerek camie yahut medreseye giren, akrabalarıyla münasebetlerini keser. Onlara yardımcı olmaz. Bu yerlerden birinde vefat ettiğini gören, tevbesi kabul edildikten sonra göçer. Buralarda hademelik yaptığını gören, kudretli ve kıymetli bir zata hizmet eder.
    Mescidin hasırını eskimiş görmek, ehlinin salahtan sonra fesad işarettir. Yani iyi halleri bozulur. Dine ve halka zararlı olurlar. Cami vb.'inde uygun olmayan bir şey görmek; dinde noksana, burada münasebetsiz bir davranışta bulunmak; bid'ate düşmeye, musibete uğramaya delalettir. Rüya sahibi büyük günah işler, felaketler yaşar.
    Cafer-i Sadık'a göre cami; sultan ve yardımcıları ile, medrese; kadılar ve alimler ile, mescid; kıymetli, nüfuzlu bir kadınla tabir olunur. Mihrab; imamın, sultanın, kadının (hakim) ve zabıtanın temsilcisidir. Hayırla tevil olunur. Mihrabta durduğunu gören, padişahın hizmetinde bulunur. Burada oturmak; devlet başkanına yakın olmaya işarettir.
    Abdulgani'en Nablusi şöyle diyor: Cami ve mescid bir alime delalet eder. Kapıları, ulemanın ve mescidin hizmetlilerini ifade eder. Cami vb.ni yapmak, hayırdır. Sünnete uymaya, akrabayı ziyarete (rüya sahibi ehilse) vali yahut kadı olmaya işarettir. Bakımlı ve sağlam bir mescid, halkın etrafına toplandığı, iyiliği ve doğruluğu yaymaya çalışan bir şahsın sembolüdür. Bir mescidin yıkılması, dindar ve alim büyük bir zatın vefatına delalettir. Mescidin çatısında bir eksiklik görmek, rüya sahibinin amelindeki noksana işaret eder. Bir mescidde meçhul bir adamın namaz kıldığını görmek, (mescid imamı hasta ise) vefatına delalettir.
    Mescide bir toplulukla beraber girdiğini ve onların kendisi için çukur kazdıklarını görenin rüyası, hayırlı bir evlilikle yorumlanır. Evinin mescide dönüştüğünü gören, hayra ve şerefe nail olur. Müslümanları iyiliğe davet eder. Bir mescidin hamama dönüşmesi, meşhur bir zatın büyük günahlara düşmesine işarettir.
    İbn-i Kesir ve Nafi diyorlar ki: Cami ve mescid görmek, çarşıya ve ticarete de delalet eder. Merdivenle çıkılan bir mescid, ilmi ve fazileti ile övünen mağrur bir alimi görmeye işarettir. Merdivenle inilen çukurda bir mescid ise, işlerde kolaylıktır. Şehir mescidinin köy veya badiye mescidine dönüşmesi, o mescidin cemaatinin azalacağına, ilgili vakıflarının kapanacağına delalettir. Köy mescidinin şehir mescidine dönüşmesi, bunun tersidir. Allah (C.C.) rızası için cami vb.ni yaptırdığını gören, padişah veya vezirse adaletli davranır. Cenab-ı Hakk'ın emirlerini bildirir. Alim-lerden ise, kitaplarından ve fetvalarından halkı faydalandırır. Rüya sahibi zenginse, zekatını verir. Bekarsa, evlenir. Evliyse, çocuğa kavuşur. İyi bir isim yapar. Fakirse, zengin olur veya ömrünü camiin hizmetkarı olarak ibadetle Allah (C.C.) yolunda geçirir. Bu hususiyetleriyle halkın takdirini kazanır. Rüya sahibi kafirse, islamla şereflenir. Takvaya yönelmiş iyi bir dindarsa, şehitlik mertebesine ulaşır.
    Bina yapımında kullanılan malzemelerle cami ve mescid yaptırmak, Cennet'te bir köşkle müjdelenmektir. Fakat, inşaat yapımında kullanılmayan değişik şeylerle cami vb.'ni inşa ettirdiğini gören, hayır işlerinde riyaya düşüp, günaha girer.
    Bir mescidin üzerine çatı çıkan, yetimleri ve zayıfları korur. Bilmediği yeni bir mescide giren, o sene hacca gider. Malını din yolunda harcar. Bir dükkanın mescide dönüşmesi, helal kazanca işarettir. Buna mukabil bir mescidin dükkan haline geldiğini gören, haramla helali karıştırır yahutta bir karısı, bir cariyesi olur.
    İbn-i Fuzale şöyle diyor: Terkedilmiş bir mescid; ulemanın ihmaline, dini emirlere ehemmiyet vermemeye ve tasavvuf ehlinin dünyadan tamamen uzaklaşmasına delalettir.